Palmerston North şehri Yeni Zelanda‘nın Kuzey Adası’nın güney kısmında yer almakta ve Auckland’a ortalama 7 saat, başkent Wellington’a da 2 saat kadar uzaklıkta. Manawatu bölgesi içinde yer alan şehir 80.000 in üzerindeki nüfusu ile Yeni Zelanda’nın en kalabalık sekizinci şehri. Ayrıca Palmerston North şehrinde, Yeni Zelanda’nın en büyük üniversitelerinden biri olan Massey Üniversitesi de yer almakta ve şehir içinde barındırdığı yoğun öğrenci nüfusu nedeniyle Yeni Zelanda’nın öğrenci şehri olarak da bilinmekte. Türkiye’deki Eskişehir gibi diyebiliriz bu açıdan.

palmerston-north-sokaklari-evleri
Palmerston North sokaklari ve evleri

Şehrin olduğu alan 1864’te Birleşik Krallık tarafından satın alınıp 1866’da yerleşim planı yapılmış. Bölgeye ilk gelen göçmenler İskandinav ülkelerindenmiş ve çoğunlukla yol yapım çalışmalarında çalışmışlar. Maori Dili’ndeki adı Te Papa-i-Oea olan bölgeye İngilizler isim olarak eski Britanya Başbakanı Lord Palmerston‘a ithafen Palmerston adını vermişler. Fakat aynı isim Güney Adası’ndaki Otago Eyaleti içinde bulunan bir kasabaya da verildiği için 1875 yılında North kelimesini de ekleyerek Palmerston North (Kuzey Palmerston) demişler. 1927 yılından itibaren nüfus 20.000’i geçmiş ve Palmerston North şehir statüsünü kazanmış. Palmerston North şehri için kesinlikle gezilmesi gereken bir şehir diyemem ancak bir şekilde buraya yolunuz düşerse bu yazıda bahsedeceğim yerleri gezip görmenizi tavsiye ederim.

Palmerston North’ta Görülmesi Gereken Yerler

Palmerston North’un şehir merkezininin tam göbeğinde kare şeklinde The Square adında oldukça büyük ve güzel bir park bulunmakta ve şehrin önemli binaları, meydan işlevi de gören bu parkın etrafında yer almakta. Belediye binası, şehir kütüphanesi, posta binası, turist danışma merkezi gibi binaların yanında bir çok restoran kafeler de yoğun bu alanda. The Square Parkı’nın ortasında bir de saat kulesi bulunmakta.

palmerston-north-park
Sehir merkezindeki The Square Parki
the-square-park-2
The Square Parkin icinden

Parkın yanından geçen Church Street üzerinde, parkın tam köşesinde konumlanmış şekilde Square Edge Art Centre binası bulunmakta. Eskiden belediye binası olarak hizmet vermiş olan bina bugün sanat merkezi olarak kullanılmakta, biz gittiğimizde içeride küçük bir sergi ve yerel olduğunu düşündüğüm yaşlı bir grubun konseri vardı. Içeride sanat merkezinin aynı zamanda cafesi de vardı. Sanat merkezi binasının hemen yanında da şehrin eski ve güzel yapılarından 1914 tarihli Anglikan Kilisesi bulunmakta.

square-edge-art-cente-anglican-church
Square Edge Sanat Merkezi Binasi ve Anglikan Kilisesi

Parkın batısında yaklaşık 5 dakika yürüme mesafesinde Palmerston North’un sanat, bilim ve tarih müzesi Te Manawa Müzesi yer almakta. Müze haftanın her günü açık ve ücretsiz ziyaret edilebiliyor fakat bazı özel sergileri gezmek için bilet almak gerekebiliyor. Aynı zamanda Yeni Zelanda’nın Rugby Müzesi de bu müze kompleksinin içinde bulunmakta.

palmerston-north-te-manawa-muzesi
Te Manawa Muzesi

The Square Parkı’nın etrafından ayrılmadan evvel dilerseniz şehrin en büyük alışveriş merkezi olan The Plaza‘yı da gezebilirsiniz. Alışveriş merkezi, Church Street üzerindeki Square Edge Sanat Merkezi Binası’nın ilerisinde, Park’ın diğer köşe noktasında yer alıyor.

Massey Üniversitesi

Şehir merkezinde dolaştıktan sonra gezdiğimiz bir diğer yer, yazının başında bahsettiğim Massey Üniversitesi oldu. Daha önce bahsettiğim gibi Yeni Zelanda’nın öğrenci şehri olarak bilinen Palmerston North’un nüfusunun ortalama %40’ı bu üniversitenin çalışanları ve öğrencilerinden oluşuyormuş.

massey-universitesi
Massey Universitesi girisi

Massey Üniversitesi şehir merkezine yakın noktada araba ile 10 dakika kadar, kampüsün içerisi çok geniş içinde havuz ve bahçeleri var. Ayrıca Yeni Zelanda’ya özgü kuşlar ve ördekler de üniversite içinde kendilerine yer tutmuşlar. Üniversite’ye dünyanın bir çok yerinden öğrenciler geliyormuş, eğer Yeni Zelanda’da okumayı düşünenler var ise bir göz atabilirler. Fiyatları hakkında bilgim yok fakat bu şehirdeki yaşam, kira vs Auckland’a göre daha az masraflı olduğu için bir öğrenciye göre uygun seçim olabilir lakin çalışmak istendiği zaman iş bulabilme potansiyeli Auckland’a göre daha düşük olacaktır. Üniversite’nin websitesini inceleyerek daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz.

massey-universitesi-palmerston-north
Massey Universitesi kampusun ici

Ayrıca Palmerston North şehrinin yakınlarında Yeni Zelanda’nın en büyük 3. askeri hava üssü yer almakta ve Massey Üniversitesi de Yeni Zelanda’da havacılık eğitimi veren tek üniversiteymiş. Massey Üniversitesi’nin Palmerston North dışında Auckland ve Wellington’da da kampüsleri bulunmakta fakat merkezi bu şehirde.

Te Apiti Rüzgar Çiftliği

Palmerston North şehir merkezinden sonra araba ile uzaklaşıp gezdiğimiz bir başka yer Te Apiti Rüzgar Çiftliği oldu. Palmerston North’un tepelerine kurulmuş olan Te Apiti Rüzgar Çiftliği, Yeni Zelanda’da şuan inşa edilmekte olanlarla birlikte toplam sayısı 19 olan rüzgar çiftliklerinin ilkiymiş. Rüzgar çiftliğinin kurulumuna 2003 yılında başlanmış ve 2004 yılında kurulumu tamamlanıp elektrik üretimine başlanmış. Toplam 55 adet olan rüzgar türbinlerinden üretilen elektrikle yılda ortalama 39.000 evin elektrik ihtiyacı karşılanmaktaymış.

palmerston-north-ruzgar-ciftligi
Palmerston Northun ruzgar ciftligi Te Apiti

Rüzgar çiftliğine ulaşmak için herhangi bir ücret vermiyorsunuz araba ile şehir merkezinden yarım saatlik bir yolculuk ile tepeye ulaşıp park ettikten sonra etrafı gezebiliyorsunuz. Yalnız tepenin oldukça rüzgarlı olduğu aklınızda bulunsun.

Son olarak Palmerston North’ta gezerken girdiğimiz bir markette yaşadığımız süpriz ile bu yazıyı sonlandıracağım. Genel olarak ithal gıda ürünlerinin satıldığı bir markete girmiştik ve daha girişte Türk gıda ürünlerinin olduğu bir stant ile karşılaşınca çok şaşırmıştık. Hiç beklemezdim dünyanın öbür ucunda yer alan bir ülkenin küçük bir şehrindeki markette bu kadar Türk ürününü bulabileceğimi 🙂

palmerston-north-turk-urunleri
Palmerston North Turk urunleri

Resimde gördüğünüz gibi bulgur, mercimek, helva, pekmez, kuru üzüm, kuru kayısı, salça gibi Türkiye’den getirilmiş bir sürü ürün vardı ve hazır promosyona da denk gelmişken biz de birşeyler alıp Auckland’a kadar götürdük 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here